İçeriğe geç

1224 çalışma sistemi ayda kaç saat çalışır ?

12/24 Çalışma Sistemi Ayda Kaç Saat Çalışır?

Duydunuz mu, şu meşhur 12/24 çalışma sistemi? Giderek daha popüler hale gelen bu sistem, aslında çoğu iş yerinde “esnek çalışma saati” adı altında uygulanan bir tür düzen. Ama bu düzen gerçekten esnek mi, yoksa sadece bir çarkın parçası olarak daha çok çalışmamıza mı yol açıyor? Şimdi gelin, bu 12/24 sistemini ve ayda kaç saat çalıştığınızı masaya yatırırken, işin güçlü ve zayıf yönlerini birlikte tartışalım.

12/24 Çalışma Sistemi Nedir?

Öncelikle, 12/24 sistemi ne demek? Adından da anlaşılacağı üzere, bu sistemde çalışanlar günde 12 saat çalışıyor ve 24 saat boyunca bir nöbet şeklinde sürekli bir dönüşüm yapılıyor. Şimdi, kulağa nasıl geldi bilmiyorum ama ben buna “robotik mesai” diyorum. Çünkü, 12 saat çalışma ve geriye kalan 12 saat içinde de sürekli uyumaktan başka hiçbir şey yapmadan “dönüşen” bir insan modeli ortaya çıkıyor. Peki, ayda kaç saat çalışıyorsunuz? Hesapladığımızda:

Günde 12 saat x 30 gün = 360 saat çalışıyorsunuz.

Hadi, 360 saatin 24 saati uykuya gidiyor diyelim, ama yine de 12 saat çalışma fikri beni çileden çıkarıyor. Neyse, gelin, bunun iyi ve kötü yanlarını inceleyelim.

12/24 Çalışma Sisteminin Güçlü Yönleri

Beni en başta her zaman cezbeden şeylerden biri, “esnek” çalışma saatleri. İstersen gece çalış, istersen gündüz, senin için fark etmiyor. Yani, bir şekilde iş hayatında öyle bir esneklik elde ediyorsun ki, işin bitince dışarıda ne olursa olsun çok rahat hareket edebilirsin.

Ve bu sistemin en büyük artılarından biri, fazla mesaiye olanak tanıması. 12 saatlik çalışmalarda, bitmeyen işlerin olduğu yerlerde, ekstra para kazanma imkanı buluyorsun. Tabi, bunu sadece çok ihtiyaç halinde tercih etmen gerektiğini söylemek de ayrı bir mesele. Ama en azından ne kadar çok çalışırsan, o kadar çok kazanabiliyorsun.

Bir diğer artı da, “serbest zaman” diye tabir ettiğimiz zaman dilimlerinin daha verimli olması. Çünkü 12 saat çalışma sonrası geriye kalan 12 saat çok daha verimli geçiyor. Hani bazen, ofisteki bilgisayarın başında öylece takılmaktansa, eve gelip bir şeyler yapabilmek iyi olabilir.

12/24 Çalışma Sisteminin Zayıf Yönleri

Şimdi gelelim her işin zayıf yönlerine. 12/24 çalışmak ne kadar cazip gözükse de, gerçekten uzun vadede insanın sağlığını ve kişisel hayatını nasıl etkileyebileceği sorusu var. Bunu söylemek, kimseye zor gelmesin; 12 saat aralıksız çalışmak, insanın mental ve fiziksel sağlığına büyük bir yük bindiriyor. Artık uyku düzenin, yemek yediğin saatler, ailenle geçirdiğin zaman… Hepsi altüst olmuş durumda.

Düşünsene, 12 saat çalıştıktan sonra eve gidiyorsun, belki biraz yemek yiyorsun, ama çoğu zaman sadece uyuyorsun. Ailenle, arkadaşlarınla vakit geçirmek, hobilerine zaman ayırmak neredeyse imkansız hale geliyor. Bu işin sonunda, ne işin tadı kalıyor, ne de özel hayatın. Hep iş, iş, iş… Bu noktada insanın ruhsal sağlığını da göz ardı etmemek gerekiyor.

Bir de şu noktaya dikkat etmek lazım: Yavaş yavaş hayatındaki “zaman” algısını kaybediyorsun. Zaman, sadece bir kavram olmaktan çıkıyor; sadece “işe” dönüşüyor. “Bugün ne yaptım?” diye kendine sorduğunda, belki sadece birkaç saatlik yemek yeme arası dışında başka bir şey yok. İyi mi? Bence değil.

12/24 Çalışma Sistemi: Yarar mı, Zarar mı?

Burada asıl mesele, sistemin sürdürülebilirliği ve insana kattığı şeyler. 12/24 çalışma modeli, eğer sadece geçici bir çözümse ve insanlar gerçek anlamda ara vermek için vakit bulabiliyorsa, o zaman bir nebze kabul edilebilir. Ama bu sistemin uzun vadede sağlığı ve toplumu nasıl etkileyeceğini düşünmek gerek.

Sadece bu kadarla da bitmiyor, çünkü kişisel özgürlükleri kısıtlayan bir sistemin ne kadar verimli olduğu da şüpheli. İnsanlar çalışma saatlerini bu kadar artırdıkça, işlerinden aldıkları tatmin duygusu azalabilir. Kişinin içsel motivasyonu düşer, yapılan işin kalitesi azalır. Sonuç olarak, “daha fazla çalışma” daha fazla para kazandırsa da, kişinin genel yaşam kalitesini düşürür.

Tartışmaya Açık Bir Konu: Bu Sistem Gerçekten Çalışanlar İçin Mi?

İçinden çıkamadığım bir soruyla sonlandıralım: 12/24 çalışma sistemi gerçekten çalışanlar için mi? Yoksa işverenler için bir şekilde “daha fazla çalıştırma” aracı mı? Çalışma saatleri arttıkça verimlilik gerçekten artıyor mu, yoksa insanlar sadece tükeniyor mu? Bunu tartışmak gerek.

Belki de sorunun cevabı, sadece “daha fazla çalışma” ile değil, daha verimli ve anlamlı çalışma biçimlerini keşfetmekte yatıyor. Belki de şu an bizim çalışma düzenlerimiz, geleceğin verimli, mutlu ve sağlıklı iş gücünden uzak.

Sonuçta, 12/24 sistemi bir nevi “çalışmanın matematiği” gibi. Ama o matematiğin içinde sağlığı, kişisel zamanı, ilişkiyi ve ruhu unutmamak gerek. Yoksa, sonunda sadece bir robot gibi çalışıyor olacağız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci güncel girişbetexper.xyz