11 İl Hangileri? Geçmişten Günümüze Bir Bakış
Hepimizin hayatında bazı anlar vardır; “11 il hangileri?” sorusu da bunlardan biri olabilir. Kimileri için hiç sorgulanmamış bir bilgi, kimileri içinse geçmişten gelen bir merak… İşte ben de bu yazıda, hem bu 11 ilin tarihsel geçmişine hem de bu konuda düşündüren noktalara değineceğim. Çünkü aslında 11 il, sadece coğrafi bir liste değil, birçok farklı soruyu da içinde barındırıyor. Gerçekten ne anlam taşıyor bu 11 il?
11 İl Nedir? Neden Bu İl Sayısı?
Belki ilk başta biraz karışık gelebilir. 11 il derken neyi kastettiğimizi soran çok kişi oluyordur, değil mi? Aslında, 11 il, bir dönem Türkiye’nin Cumhuriyet dönemi için özel bir öneme sahip olan ve büyük reformlarla birlikte kurulan iller topluluğudur. Bu iller, 1927’de yapılan bir düzenleme ile belirlenmiş ve bir nevi o dönemdeki yönetimsel yapılanmanın temellerini atmıştır.
İstanbul’da yaşayan biri olarak, her gün o kadar çok şeyi hızlıca geçip gidiyorum ki bazen sokakta yürürken, gözümün önünden geçmişteki bir olay geçiyor. 11 il hangileri diye düşünürken, aslında eski Türkiye’nin sosyal yapısının nasıl şekillendiğini daha iyi anlıyorum. Bu illerin kurulumuyla birlikte, hem nüfus yapısı hem de coğrafi dengeler yeniden şekillendirilmiş. Yani bu iller, aslında sadece coğrafi bir dağılım değil, aynı zamanda bir dönemin sosyo-ekonomik yapısının yansıması.
11 İl Bugün Hangi Anlamı Taşıyor?
Günümüzle geçmişi birleştirince, 11 ilin varlığı hala güçlü bir şekilde hissediliyor. Bu iller, 1927’deki reformla pekişen yapılarla kalmayıp, zamanla kendi içlerinde farklı kimlikler de kazandılar. Bugün bile bu iller, Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki önemli merkezleri oluşturuyor. Ancak dikkatimi çeken bir şey var; mesela İstanbul’daki toplu taşımalarda, ya da işyerimde, her şey o kadar hızlı değişiyor ki, 11 ilin hâlâ bu kadar önemli olup olmadığı aklıma takılıyor.
Örneğin, bazı iller, zamanla sanayi ve ticaret açısından büyük değişimler yaşadı. Konya, Kayseri, Gaziantep gibi iller, sanayi üretiminde büyük atılımlar yaptı. Şu an İstanbul’dan her gün iş için gittiğimde, bazı illerin büyüyen, gelişen ve bu büyüme ile birlikte güçlenen yapısını daha net görebiliyorum. Bir başka deyişle, 11 il listesi, bugünün Türkiye’sinde hala geçerli olmasa da, bu illerin tarihsel ağırlığı hala sürüyor. Hatta birçok kişi, bu illerin hâlâ ekonomik ve kültürel açıdan önemi olduğunu savunuyor.
11 İl: Gelecekte Nasıl Bir Yer Edinecek?
Geleceğe dair düşünürken, bu 11 ilin rolünün nasıl değişeceği ve yeni nesillerin bu illeri nasıl değerlendireceği konusunda da bazı meraklarım var. Belki de 11 ilin yeri, sadece tarihsel bir anı olarak kalacak, belki de bunlar daha da önemli hale gelecek. Türkiye’deki büyük şehirler arasındaki büyüme farkları dikkate alındığında, bu illerin daha farklı bir kimlik kazanması mümkün görünüyor.
Bir de son zamanlarda sıkça duyduğum bir şey var: “Büyükşehir olma” meselesi. İstanbul’dan dışarı çıktığımda, çoğu ilde, büyükşehir olma hedefi var. Bazı iller bu konuda büyük yatırımlar yapıyor, bazıları da kendini geliştirmek için çeşitli projelere başlıyor. 11 il, bu dönüşümün öncesi ve sonrası arasındaki geçişin en net örneklerinden biri olabilir. Belki de önümüzdeki yıllarda, bu illerin çoğu daha farklı bir rol üstlenebilir. Ancak bir yandan da bu illerin zamanla nasıl şekillendiğini görmek, ülke genelindeki gelişimle birlikte ne gibi değişimler yaşanacağı konusunda beni hep düşündürüyor.
11 İl’in İnsanlar Üzerindeki Etkisi
Benim gibi gündüzleri ofiste çalışan biri için, bu tür büyük coğrafi değişimler bazen çok soyut kalabiliyor. Ama akşamları sokakta yürürken, bir şeylere odaklanmam gerekse de bazen içimde “11 il hangileri?” sorusunun cevabını tekrar tekrar aradığımı fark ediyorum. Bu 11 il, belki de günümüzdeki birçok kararın temelini atıyor. Gelişen altyapı, büyüyen şehirler ve değişen insan yapısı, geçmişteki reformların ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu tekrar gözler önüne seriyor.
İstanbul’da yaşarken, her gün karşılaştığım insanlar da bu 11 ilin geçmişteki etkilerinin izlerini taşıyor. Eğitimli, sanayiye dayalı bir yapıyı benimseyen bu iller, bazen çok kalabalık, bazen ise sessiz köyler gibi karşımıza çıkabiliyor. İnsanlar, bu illerin içinde, ya da bu illerin dışında yeni bir hayat kurma çabasında. Aslında, bu 11 ilin geçmişteki etkileri, çok daha derin ve kapsamlı bir şekilde sosyal hayatı şekillendiriyor. Belki de, bu illerin her biri, birer simge haline geldi. Bir taraftan gelişen ekonomileriyle, diğer taraftan geçmişin izleriyle, her biri bugünün Türkiye’sinde ayrı bir yere sahip.
Sonuç: 11 İl, Geçmişin ve Geleceğin Kesişim Noktasında
11 il, sadece bir yer ismi listesi değil; aynı zamanda tarihsel, kültürel ve ekonomik değişimlerin bir yansıması. Geçmişin bu illere nasıl şekil verdiğini, bugün nasıl bir kimlik kazandığını ve gelecekte ne olabileceğini anlamak, aslında daha geniş bir perspektiften Türkiye’nin evrimini görmek demek. Benim gibi, İstanbul’da yaşayan biri için, bu illerin varlığı, hem geçmişin hem de geleceğin nasıl bir araya geldiğini simgeliyor.